Ciltteki Sinsi Düşmanlar: Demodeksler
Demodex akarları, cildin derinliklerinde, özellikle kıl folikülleri ve yağ bezlerinde doğal olarak bulunan mikroskobik canlılardır ve çoğu bireyde herhangi bir belirti ya da sorun oluşturmadan yaşam döngülerini sürdürürler. Ancak cilt bariyeri bozulduğunda, yağ üretimi arttığında ya da ciltte tahriş başladığında artık ‘’ sessiz misafir ‘’ olmaktan çıkıp ‘’gizli bir düşmana’’ dönüşürler diyor Uzman Doktor Işıl Kamberoğlu Turan. Şu andan itibaren sinsi bir komşu olarak kabul edip, stratejimizi belirlememiz gerektiğini vurguluyor.
(Demodex akarları, cildin derinliklerinde, özellikle kıl folikülleri ve yağ bezlerinde doğal olarak bulunan mikroskobik canlılardır. Çoğu insanda herhangi bir belirti ya da sorun oluşturmadan yaşam döngülerini sürdürürler. Ancak cilt bariyeri bozulduğunda, yağ üretimi arttığında veya ciltte tahriş başladığında, bu “sessiz misafirler” bir anda “gizli bir düşmana” dönüşür. Uzman Doktor Işıl Kamberoğlu Turan, bu noktada onları “sinsi bir komşu” olarak görüp stratejimizi belirlememiz gerektiğini vurguluyor.
Bu sinsi düşmanların yoğunlaşmasıyla birlikte rozasea (gül hastalığı) veya akne (sivilce) lezyonları tetiklenebilir. Ciltte kızarıklık, tahriş, kuruluk ve iltihaplı sivilcelerde artış gözlemlenir. Tedavideki temel amaç ise akar yoğunluğunu azaltmaktır.
Şimdi, Dermatoloji Uzmanı Dr. Işıl Kamberoğlu Turan adım adım cilt bakım rutinini paylaşıyor…
Dermatoloji Uzmanı Dr. Işıl Kamberoğlu Turan, adım adım cilt bakım rutinini şu şekilde anlatıyor:
1. Adım – Temizleme: Sabah ve akşam, hafif asidik pH’a (5.5) sahip jel veya köpük formundaki temizleyiciler tercih edilmeli. Çift aşamalı ya da yoğun yağ bazlı temizleyicilerden ise uzak durulması gerektiğinin altını çiziyor. Bunun nedeni, demodex akarlarının yağı çok sevmesi.
2. Adım – Aktif İçerik Seçimi: En değerli aktiflerden biri olarak azelaik asit öne çıkıyor. Dr. Turan, azelaik asidin rozase eğilimli hassas ciltlerde, tahriş olmuş ciltlerde ve akneye eğilimli ciltlerde hem etkili hem de güvenilir bir içerik olduğunu vurguluyor. Ayrıca, gebelik ve emzirme dönemlerinde de güvenle kullanılabileceğini belirtiyor.
Peki, azelaik asit ne yapar?
Azelaik asit, demodex akarlarının taşıdığı bakteriler ve zararlı mikroorganizmaların üremesini sınırlayarak antimikrobiyal etki gösterir. Keratin düzenleyici özelliği sayesinde foliküllerde tıkanma ve tahrişi önler, böylece akne lezyonlarını azaltır. Leke giderici etkisi ile akne sonrası oluşan kırmızı-kahverengi lekelerin görünümünü hafifletir, melanin üretimini sınırlayarak renk eşitsizliklerini azaltır.
En etkili içerik: Çay Ağacı Yağı
Demodex akarlarının miktarını azaltmada kritik rol oynar. Akarın sinir sistemini felç ederek doğrudan öldürücü etki gösterir ya da hücre yağ bariyerini bozarak yaşam alanını sürdürülemez hale getirir.
Maskelerde değerlendirdiğimiz asit yükü güçlü bir diğer içerik ise: KÜKÜRT (SÜLFÜR)
Yüksek konsantrasyonda tahrişi arttırabileceğinden haftada 1-2 defa sınırlı kullanıma uygundur. Sebum azaltıcı etkisi ile fazla yağı emer, yağ-keratin tıkaçlarını azaltır. Bakterilerin çoğalacağı ortamı daraltır. Keratolitik etki ile hafif peeling yaparak gözeneklerin açılmasını sağlar ve komedon oluşumunu engeller. Bazı bakteriler ve mantarların ölümüne yol açarak antimikrobiyal etki sağlar. Tüm bu mekanizmalar aktif şekilde devreye girdiğinde, ciltte güçlü bir “yangın söndürücü” sistem oluşturulur. Bariyer ve nem desteğini arttıracak yağ oranı düşük , su bazlı non-komedojenik seramide ya da hyaluronik asit içeren nemlendiriciler olmazsa olmazlarımız arasında diyerek cilt bakım rutinini tamamlıyor Doktor Işıl Hanım.
Bilgi güçtür, cilt bakımı kişiye özeldir. En değerli danışmanınız dermatoloğunuzdur !
Uzman Doktor
Işıl Kamberoğlu Turan